KİTAP,
yerine konacak başka bir şeyin olmadığı nesne.
defterin silinmeyen yazı ile yazılmış olanı.
farklı dünyalara açılan bir kapı,bakış açısındaki kapıların açılımlarını da değiştirebilen,gerçekle daha fazla örtüşmeyi sağlayan sayfalar bütünü...
tersten okunduğunda patik.
italo calvino'nun bir kis gecesi eger bir yolcu kitabina gore su sekilde siniflandirilabilir:
- okudugun kitaplar
- okumadigin kitaplar (okumana gerek olmayan kitaplar; okumak icin degil, baska amaclar icin yazilmis kitaplar; yazilmadan okunmus kitaplar sinifina girdikleri icin kapagini bile kaldirmadan okudugun kitaplar; bir taneden fazla hayatin olsaydi kesinlikle okuyacagin ama, ne yazik ki gunlerin sayili oldugu icin okuyamayacagin kitaplar; daha once okunmasi gereken oteki kitaplar olmasaydi okumaya niyetlendigin kitaplar; simdi cok pahali olan ve ucuzlamasini bekleyecegin kitaplar; simdi cok pahali olup ucuz baskisinin cikmasini bekleyecegin kitaplar; birinden odunc alabilecegin kitaplar; herkesin okuyup da senin de okumus kadar oldugun kitaplar; yillardir okumayi dusundugun kitaplar; yillardir arayip da bulamadigin kitaplar; su an uzerinde calistigin sey ile ilgili kitaplar; gerektiginde elinin altinda olsun diye sahip olmak istedigin kitaplar; belki de bu yaz okumak icin bir kenara ayirabilecegin kitaplar; raflarindaki oteki kitaplarin tamamlayicisi olarak gereksindigin kitaplar; sende birden hakli bir nedeni kolayca bulunamayacak aciklanmasi olanaksiz bir merak uyandiran kitaplar; cok eskiden okunmus ve yeniden okunmasinin zamani gelmis kitaplar; hep okunmus gibi yaptigin, artik oturup gercekten okumanin zamani gelmis kitaplar; ya yazari ya da konusu ilgini ceken yeni kitaplar; yazari ya da konusu senin icin ya da genellikle yeni olmayan kitaplar; yazari ya da konusu hic degilse senin icin hic bilinmeyen kitaplar)..
sözün uçtuğu yazının kaldığı durumun cisimleşmiş göstergesi.
ruh sahibi nesne.
bir araya gelmiş, hoş kokan matbu kağıtlar bütünü. aslında sadece bizim anladığımızı yazan sihirli parşömenler. çünkü bazı an olur ki, daha önce bir kaç kez okuduğunuz halde bir cümleyi yeni görmüş gibi hissedersiniz. evet, sanki bir büyü yapılmış ve o cümle bir yerlerden süzülüp gelip kitabın satır arasına yerleşivermiştir. bu nedenle bazı eserleri tekrar tekrar okumak, her seferinde ruh halinize ve olgunluğunuza göre değişik tatlar almanızı sağlıyor. bu büyülü özellik keşfedildiğinden beri kitap fenomeni insanın medeniyetinde çok özel bir yere oturmuş durumda.
lakin, körü körüne savunulan kitap okuma çılgınlığına karşıyım. genç beyinler daha ilk yıllarından itibaren kafalarını lüzumlu lüzumsuz gereksiz kitaplarla doldurmamalı. aksine onlara seçici olmayı ve sentezi öğretmeli. çünkü okunan her yaprak, çılgınlar gibi evrensel gerçeği arayan içimizdeki o arzuyu yavaşlatıyor.
onlar kimilerinin dediği gibi dostlarımız değil. dost veya düşman değiller düşler kurmak için aldığımız uyku haplarımız.
"bir kitabın en kötü yanı kapaklarla örtülü olmasıdır. kayalara, dikili taşlara yazarken yalan söylemek daha güçtü. gün ışığı pek keskindi ama insan mağaralara gizli kovuklara, tapınaklara, çekildi hemen..kendi ortamını eliyle yaratabileceği,kendi kendine yalanlar söyleyebileceği yerlere... kitap da bir yer altı kovuğudur, iki kapaklı..." d.h. lawrence
20 Mart 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder