hem baya baya osmanl döneminde yaşanması muhtemel bir sofuluk, ustalık-çıraklık ilişkisi, mahallenin zengini, gelinleriyle torunlarıyla konaklarında yaşayan insanların olduğu... hem ne biliyim biraz aylak adamdaki yaşanan zamanı anımsatan tiyatro topluluklarının falan olduğu bir zaman. hem zamansız bir zaman. bilemedim aynı yazar o kadar çok konu hakkında o kadar içselleştirerek nasıl aktarır bunca şeyi. ilk okuduğumda da çok etkilendiği hatırlıyorum. balık hafızam sadece bunu aktarabiliyor şu ana:) ne yazıkki ikinci okumamın üzerinden de bir ay geçti. geç kaldım yazmaya... gerçek aşk bölümleri, metres, aslında sevilmeyen ikinci eş anlatımları... insanların kötülükleri, saflıkları, yalanları, zekaları..halit ayarcı gibi faydacı bir adam, saatleri ayarlama enstitüsü binasını tasarlarken herkesin pohpohladığı hayri bey kendi oturacakları kooperatif binasını tasarlama durumu olduğunda yaygarayı koprmaları üzerine yaptığı şeye saygısını yitirmiş ve kendini ortamdan uzaklaştırmıştı... herşey...
...bütün ömrüm boyunca her geçtiğim yerde beni karşılayam ve teşyi eden hazin baş sallamaları, kendisini gizlemeye çalışan merhametli tebessümler, daha hoyratlarında yüzüme karşı hain gülmeler başlamıştı...
dinlemesini biliyorsun, ki bu mühim bir meziyettir. hiçbir şeye yaramasa bile insanın boşluğunu öreter, karşısındakiyle aynı seviyey çıkarır...
..araya menfaatlerimiz girmeyince hadiseleri elbette başka türlü, daha realist bir gözle görmeye, hakikaten daha uygun şekilde anlamaya ve yorumlamaya başlarız...
her devrin ve yaşayışın kendine özgü bir insan tasarrufu vardır ki, bütün bir zihniyeti ve inkarı güç realiteleri ifade eder.Şoför kelimesi bunların şüphesiz en medenisi, en latifi, en iyisi ve en cemiyetlisidir.....
....biraz sonra ne yapacağım, sualinden kurtulmuştum. çalışmayan, işsiz insan sıfatıyla evde horlanmıyor, sokakta her rast geldiğime talihsizliğimin hesabını vermeye mecbur olmuyordum.
... tecrübe sahibi olmak, yıpratılmış olmak, muayyen hudutta ve muayyen fikirlerde donmuş olmak demektir....
aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. şu veya bu şekilde. fakat daima ödersiniz.hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz...
..fazilet pazarlık götürür bir mesel değildir. onun içindir ki eskiler insan tabiatını olduğu gibi kabul ederk söze başlarlardı. hani şu: "cümlenin malumudur ki tabiat-iı beşerriye...
Umumun parası sarf edilirken o kadar cömert, hasbi, kayıtsız şartsız yenilik taraftarı olan, benim eserimle övünen insanlar, şimdi kendi menfaatleri ortaya konunca birdenbire dönmüşlerdi. yeniliği kendilerine ucu dokunmamak şartıyla seviyorlardı. ...
hafif bir tebessümle, küçük bir kahkaha ile taşı gediğine koymaktan hangi kadın kendisini alabilir?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder