Kendini bilmemek tehlikelidir, hem kişinin kendisi hem de
başkaları için.Yakıp yıkan, büyük acılar çektiren insanlar önce kendilerinin
bir parçasını öldürür veya yaptıklarının ve kendi duygularından kaçıp
saklanırlar. İç haritaları paramparçadır, mağaralar, mayın tarlaları ,
boşluklar, tuzak çukurları ve bu gibi başka şeylerle doludur; kendilerine karşı
dönmüş bir coğrafyadır bu, kendirni bilmeyen, o kişilerin yolculuk edemeyeceği
bir coğrafya. syf 61 devam et!
Bir hikaye anlatmak, daima ham malzemeye özel bir şekil
vermek demektir, ucu bucağı olmayan potansiyel olgular arasından belirgin bir
görünüş oluşturanları seçmektir.
Onu bir bütün kılmak, sözcüklere dökmekten ibaret. Bu bütünlük , onun canımı yakma gücünü
yitirmiş olması demek; bölünmüş parçaları birleştirmek, belki de böylece acıyı
uzaklaştırdığım için, büyük bir haz veriyor bana. Bu belki de tanıdığım en
güçlü zevk. Yazarken neyin neye ait olduğunu keşfettiğini hissetmenin sevinci.
.. Buradan hareketle felsefe diyebileceğim bir şeye varıyorum; her durumda bana
ait kalıcı bir fikir bu; ham pamuk tabakasının ardında bir örüntünün
saklandığı; bizim-yani tüm insanların-bununla bağlantılı bulunduğu; bütün
dünyanın bir sanat eseri olduğu; bizim bir sanat eserinin parçaları olduğumuz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder