Ebruz Ünülü incileri...
Saf aşk, Allah’a giden yol
Şemsin sufizmi yaşamak için
belirlenen 40 kuralı, Elif Şafak toparlamış..
32.kendi doğrularını
putlaştırma
Şems-i
Tebrizi'nin Aşk Romanında Geçen 40 Kuralı
https://onedio.com/haber/sems-i-tebrizi-nin-ask-romaninda-gecen-40-kurali-500692
Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız,
kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle
korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sende korku ve
utanç içindesin çoğunlukla...Yok eğer Tanrı dendi mi evvela aşk,
merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.
2.Kural
Hak Yol' unda ilerlemek yürek işidir, akıl işi
değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil.
Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil!
3.Kural
Kur'an dört seviyede okunabilir. İlk
seviye zahiri manadır. Sonraki batıni mana. Üçüncü batıninin
batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz
kalır tarif etmeye.
4.Kural
Kainattaki her zerrede Allah'ın sıfatlarını
bulabilirsin, çünkü O camide, mescidde, kilisede, havrada değil, her
yerdedir. Allah'ı görüp yaşayan olmadığı gibi, O'nu görüp ölen de yoktur.
Kim O'nu bulursa sonsuza dek O'nda kalır.
5.Kural
Aklın kimyası ile aşkın kimyası
başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. "Aman
sakın kendini" diye tembihler. Halbuki aşk öyle
mi? Onun tek dediği: " Bırak kendini, koy gitsin! " Akıl kolay
kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler
ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!
Şu dünyadaki çatışma, ön yargı ve husumetlerin
çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında
dil zaten hükmünü yitirir. Aşk dilsiz
olur.
7.Kural
Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece
kendi sesinin yankısını duyarak, Hakikat' i keşfedemezsin. Kendini ancak
bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.
8.Kural
Başına ne gelirse gelsin karamsarlığa
kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, O sana kimsenin bilmediği gizli bir
patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet
bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek
kolaydır. Dileğin gerçekleşmediğinde de şükret.
9.Kural
Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri
görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp
gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı
emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması
için zaman gerekir.
10.Kural
Ne yöne gidersen git, -doğu, batı, kuzey ya da
güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi
içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.
Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana
rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni taptaze bir "sen"
zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.
12.Kural
Aşk bir
seferdir. Bu sefere çıkan her yolcu, istese de istemese de tepeden
tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.
13.Kural
Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla
sayıda sahte hacı hoca şeyh şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine
bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye
yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.
14.Kural
Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek
yerine teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber
aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye
endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi
olmayacağını?
15.Kural
Allah içte ve dışta her an hepimizi tamama
erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmış bir sanat
eseriyiz. Yaşadığımız her hadise,
atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır. Rab
noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu
hedefler.
Kusursuzdur ya Allah, O'nu sevmek
kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları
sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde
bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan'dan ötürü
yaradılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne de layıkıyla sevebilirsin.
17.Kural
Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil
kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün,
yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik
kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.
18.Kural
Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla
insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen
korkunç bir mahluk değil, bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara
; dışında başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini
bilir. Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan, sonunda mükafat
olarak Yaradan'ı tanır.
19.Kural
Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi
bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen
birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana
diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.
20.Kural
Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek
beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle
yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.
Hepimiz farklı sıfatlarla
sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi,
hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek kendi
doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk' ın mukaddes nizamına
saygısızlık etmektir.
22.Kural
Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi mi
orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdi mi orası ona
meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan,
suret ile yaftalar değil.
23.Kural
Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi
oyuncağı o kadar ciddiye alır ki, ağlar perişan olur onun için. Kimisi
eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı
kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz. Aşırılıktan uzak dur.
24.Kural
Mademki insan eşref-i mahlukattır, yani
varlıkların en şereflisi, atttığı her adımda Allah'ın yeryüzündeki
halifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareket
etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir
olsa bile gene başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan
vazgeçmemelidir.
25.Kural
Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte
arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız,
hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit
birileriyle kavgaya tutuşsak, nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak
cehenneme düşüveririz.
Kainat yekvücut, tek varlıktır. Her şey ve
herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma, bir
başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın
öteki ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir
kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.
27.Kural
Şu dünya bir dağ gibidir. Ona nasıl
seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf
çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer
yankılanır. Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan
hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel sözler et. Kırk
günün sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse
dünya değişir.
28.Kural
Geçmiş, zihinlerimizi kaplayan bir sis
bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne
geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz.
29.Kural
Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması
demek değildir. Bu sebepten "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip
boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol
ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya
aittir. Öyleyse ne hayatına hakimsin, ne de hayat karşısında çaresizsin.
30.Kural
Başkaları tarafından kınansan, ayıplansan,
dedikodun yapılsa hatta iftiraya uğrasan bile, o ağzını açıp da kimse hakkında
tek kötü laf etme. Kusur görme. Kusur ört.
Hakk'a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir
kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı
öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık, kimi ayrılık
acısı çeker, kimi maddi kayıp... Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye
fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve
yumuşar, kimimiz ise ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.
32.Kural
Aranızdaki bütün perdeleri tek tek kaldır ki,
Tanrı'ya saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını
başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan
uzak dur dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma! İnancın büyük
olsun ama inancınla büyüklük taslama!
33.Kural
Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken,
sen HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı
olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk
ise, insanı ayakta tutanda benlik zannı değil hiçlik bilincidir.
34.Kural
Hakk'a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik
demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı
gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi
bırakır, emin bir beldede yaşar.
Şu hayatta ancak tezatlarla
ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Tanrıya inanmayan kişi
ise içindeki inananla. İnsan-ı kamil mertebesine varana kadar gıdım sıdım
ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.
36.Kural
Hileden, desiseden endişe etme. Eğer
birileri sana tuzak kuruyor zarar vermek istiyorsa, Tanrı da onlara tuzak
kuruyordur. Çukur kazanlar
o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir
katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O'nun bilgisi dışında
yaprak bile kıpırdamaz, Sen sadece buna inan!
37.Kural
Tanrı kılı kırk yararak titizlikle çalışan bir
saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki, sayesinde her şey zamanında
olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için biz aşık
olma zamanı vardır, bir de ölmek zamanı.
38.Kural
"Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi
dönüştürmeye hazır mıyım?" diye sormak için hiç bir zaman geç
değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun,
tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa,
yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için
ölmeden önce ölmeli.
39.Kural
Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu
dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst
insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiç bir zaman bozulmaz,
her şey yerli yerinde kalır merkezinde... Hem de bir günden bir güne hiç
bir şey aynı olmaz.
40.Kural
Aşksız geçen bir ömür beyhude
yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde
mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye
sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk'ın
ise hiç bir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır
aşk. Ya tam ortasındasındır merkezinde, ya da dışındasındır hasretinde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder