30 Mart 2009 Pazartesi

Bence bu iki terim, yani çözümleme ve tasarım, tek bir temel inceleme alanı içinde birleşir; kentsel artifaktların ve biçimin incelenmesinin mimarlığa dönüştüğü alan da budur. Mimarlığın rasyonelliği, tam da zaman içinde artifaktlar üzerine düşünülerek inşa edilebilme kapasitesinden kaynaklanır ki bu inşa sürecinde belirli öğeler bütünleştirici rol oynar. Hem arkeolog hem de sanatçı için bir şehrin yıkıntıları yeniliğin hareket noktasını oluşturur; ama ancak belli bir sisteme, kendi geçerliliğini kazanan, bu geçerliliği geliştiren açık seçik varsayımlara dayalı bir sisteme bağlanabildiklerinde gerçek bir şey inşa edecekti bu yıkıntılar. İşte bu, gerçek olanın bu inşası, şeyler ve şehirle, fikirler ve tarihle ilişkisi içinde mimarlığın aracısı olduğu bu eylemdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder