21 Kasım 2010 Pazar

ay hırsızı'ndan notlar

sunay akın-ay hırsızı

sunay bey üşenmemiş muhtemelen o kütüphane senin bu arşiv benim, hata olduğundan şüphelendiği detayları kitaplarda işaretlemiş; miletin hatalarını aramış,muhtemelen birkaçınınkini bulmuş, yazarken de utanmamış, hatta bu bu hataları yapmışlar ama beni hesaba katmamışlar diye de böbürlene böbürlene dorularını anlatmış!

ama yine de bu dedektiflikler dışındaki araştırmalarından ve zorlama bi içtenlikten sızanlar insanı meraklandırıp, kitabı bitittiriyor.

kitaptan alıntılar...


az sözcükle çok şey anlatmak, yani derinlik yaratmak…

Üç dizelik Japon şiirleri olan Hai-Kai’de dağlar kadar göller de önemlidir. Az sözcükle çok şey anlatmak, yani derinlik yaratmak ustalığı olan bu şiir türü Edebiyat coğrafyasının gölüdür.

Belki etkilenmişlerdir birbirlerinden, belki de yıldızlar kadar uzak durmuşlardır? Belki, her ikisi de bir başkasının etkisinde kalmıştır?.. Ya da birbirinden habersiz aynı imgeyi yakalamışlardır? Çoğaltabileceğimiz bu sorulara kesin bir cevap aramak boşunadır…

Algılanmasını istediğim, sorumluları üzerinde düşünmeye davet ettiğim ama beklediğim karşılığı alamadığım konu…

İstanbul’a Uçaktan Bakmak

Belkıs Hanım’ın uçuş sonrası kaleme aldığı duyguları, İstanbul’un bir uçak yolcusu tarafından anlatıldığı ilk yazıdır. Şehbal dergisinde çıkan yazıyla o yılların İstanbul’u itsinde bizde uçalım; Yeşil tarlalar, ufak köyler, derecikler hakikaten güzel manzaralar.Harbiye Nezaretini, yangın kulesini daha bazı büyük binalarımızı gördükçe bilmem neden gülüyordum. Minareler şamdanların içindeki mumlar gibi görünüyor, binalar fenni çocuk eğlencelerindeki küçük evler gibi göze çarpıyordu. Koyu mavi canfes atlaslar gibi kıvranarak uzanan Boğaziçi ve iki tarafında zümrüt gibi Anadolu ve Rumeli kıyıları bütün bunların havadan kuşbakışı görünüşü hakikaten çok güzeldi.’

‘İstanbul Havasında bir uçuş’ başlığıyla sunulan yazıda , Aziz Mogol gördüklerini anlatmayı şöyle sürdürür; ‘Yeryüzünde yalnız satıhları gören bakış, şimdi şekilleri toptan kavrıyor. Ve böylece Süleymaniye’nin, Yeni Camii’nin, Bağdat Köşkü’nün güzel çizgileri daha iyi belirdiği gibi, daha ziyade göze çarpıyor Beyazıt’taki talkı kapının taklit gülünçlüğü, Sultanahmet’teki çeşmenin kaba mimarisi…’

not: sunay akın=f.d.a.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder