7 Ocak 2011 Cuma

8.7.2009 bufsad ders notlarım, utku kaynar

1799 Goya’nın Venedik Dükü portresi
Portre;sosyal statü

Niecephare Niepce; sanatçının evinin camından çektiği 'dünyanın ilk fotoğrafı'

Burjuvanın portre ihtiyacını karşılamak için yaygınlaşmış

1854- Felix Nader
Bknz. http://en.wikipedia.org/wiki/Nadar_(photographer)

1854’de Adolphe Disderi fotoğrafta Carte Visite(Kartvizit) dönemini başlattı ve bu formatın patentini aldı. Bir defada 6-8 portre basabiliyorlardı…

George Eastman, 1880
Kodak’ı kurdu ve rulo filmi icat etti

Zanaat, sanat, sanayi

Steinwall Hall, binasının fotoğrafı, 1880

--Photojournalism really began in 1880, although photographs were taken at events earlier than this, there was no method available to print the photographs in newspapers. The photographs were usually copied by an engraver, on December 2nd 1873 the first photograph was printed in a newspaper:

It was printed in the Daily Graphic, a newspaper based in New York and shows Steinway Hall in Manhatten. However, up until the late 1920's engravings were still the most predominant way of illustrating a news story. In 1925 the Leica was developed followed closely by flash bulbs and modern photojournalism began.--

Jacob Riis, 1890 ‘diğer yarı nasıl yaşıyor’

Lewis Hine, 1909
Hine'nin Ulusal Çocuk Emeği Komitesi (National Child Labor Committee) için yaptığı çalışmalar
Empire State Building'te çalışan işçilerin 1000'den fazla fotoğrafını çekti. (Man at Work)
Bknz http://www.museumsyndicate.com/artist.php?artist=736

Sanayi, değişim aracı

Leitz Camera: Leica

Andre Kertesz
Ansel Adams
Henri Cartier Bresson

Foto-röportaj

Bismarck dönemi

Robert Capa, savaş fotoğrafcısı, Magnum Photos’u kurmuş

dorothea lange, belge fotoğrafcısı

tolga sezgin, mevsimlik işçiler

100 yıl önce bursa

Robert Frank
1947 yılında göçmen olarak ABD’ye yerleşir. 1955 yılında ABD’yi baştan başa gezerek 687 makara film çeker. 1959 yılında bu çalışmadan derlediği 83 adet siyah beyaz fotoğrafı The Americas adlı kitabında yayınlar.
‘herşeyi değiştiren kitap’

Coşkun Aral

Studium….ortam

Roland barthes-camera lucida-punctum

--barthes’in fotograf uzerine yazdigi camera lucida kitabinda yeralan kavram ikilisinden ikincisi. (ilki icin (bkz: studium).) punctum latincede sivri uclu bir nesne ile olusturulan iz, delik, siyrik gibi manalara gelir. barthes’in kullandigi sekliyle ise punctum, fotografta, studium’la aciklanan ortak alani delen, yirtan, ve o imgeyi kisisellestiren, fotograftan ok gibi cikip bize saplanan ogedir. punctum hicbir ortak dille, tarihsel sosyal kulturel gondermeyle aciklanamaz, fotografin bir kosesinde yer alan ufak bir ayrintida gizlidir. (barthes kitabin ilerleyen kisminda punctum’u sadece detayla sinirlandirmaz, yalniz o konuya henuz girmeyelim.) fotograftaki cocugun kivrim kivrim dusmus corabi, adamin gozlugu, bir agacin dalinin durusu, … hersey punctum olabilir. yalniz onu fotograftaki diger gorununenlerden ayiran, gelip bizi bir anda yakalamasi, anlam veremedigimiz, deneyimlerimizle ya da bilgimizle aciklanamayacak bir ayrinti olmasidir. oraya bilincli ya da bilincsiz yerlestirilmis olmasi da onemli degildir, cunku punctum fotografcinin niyetiyle degil, tamamen kisisel bir etkilenme ile ilgilidir. etrafimizda hergun yuzlercesi ile karsilastigimiz en sofistikesinden en banaline herhangi bir fotografta punctum’la karsilastigimizda o fotograf bizim icin digerlerinden ayirtedilir olur; biriciklesir. studium inceleme, analiz, okuma ile meydana cikarken, punctum bir anda firlar, gelir gozumuze carpar, deler, oyle aramayla bulunmaz. tamamen oznel, kisisel olan punctumla karsilasmadigimiz surece bir fotograf anca genel bir ilgi, sok, takdir, vs yaratir ama sarsmaz, tersyuz etmez. yine barthes’a gore, punctum zaman icinde degisebilir de. yani ayni fotografa iki ayri zamanda bakildiginda, bu delip gecen oge de yerdegistirebilir; yasli kadinin dokuk dislerinden yanindaki adamin gulerken agzinin aldigi sekle gecebilir sozgelimi. hic belli olmaz bu isler. bu noktada belirtilmesi gereken birsey ise, punctum’u aciklamaya kalktigimizda onun tam da olus bicimine ihanet etmeye baslamisiz demektir. yani neden su degil de bu ayrintiya takildigimizi kendimize ya da baskasina aciklamak demek, analiz etmek yani studuim’a gecmeye baslamak demektir. zaten bu studium-punctum ikilisinin fotografta nasil hem ayni anda bulunup hem de birbirleriyle iliskili ve farkli isledikleriyle ilgilidir. sozgelimi barthes, punctumu aciklayabilmek icin bazi fotograflardan bahseder ve orada gordugu punctum’un hangi ayrintida yattigini soyler. sonra bunun nedenini aciklamaya geldiginde is, aciklamasini yapar ama iste bu sekilde o gizemli, yaralayici ogeyi, dile dokup anlasilir kilmaya calisarak, tam da ozune aykiri davrandigini ama bunun kacinilmaz oldugunu belirtir. —bknz http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=punctum


http://www.fotoritim.com/yazi/ugur-kavas--turkiyede-basin-fotografciliginin-gorsel-tarihi-2

http://serenananax.blogspot.com/

http://www.belgeselfotograf.com/aid=9.phtml

http://www.fotomuhabiri.com/fotokultur/beyhan/beyhan.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder