Urras(Dünya), Anarres(ay) ama hangisi ana küre hangisi uydu, kitabı okurken anlamak güç. Aydan turkuz rengindeki uydularını izliyorlar geceleri gökyüzünde... ahlaki değer yargılarının yaşamı ne kadar değerli kıldığının ütopyası, başkası açken sen de yemek yemezsin... ihtiyacından fazlasını kullanmazsın; enerji sıkıntın olmadığı halde sabah gün ışımadan bir saat öncesine akşamlarıda karanlık olana kadar lambalar yanmaz. ihtiyacın kadar yersin, fizik profesörü olsan bile ayda bir kere güç gerektiren işlerde vücudunla çalışırsın. ünvanın yoktur. herkesin ismi bilgisayarla verilse de sadece ona aittir. aynı zaman diliminde aynı isimle ikinci biri yoktur.... bunun yanında da eşzamanlılık kavramı var sayfalarca, zamanın doğrusal değil, döngüsel olduğu... ama geleceği anlatmasına rağmen, internetin olmaması herşeyin basılarak çoğaltılması gerekli kılıyor. belki de anlatmaya çalıştığı zamandaki ışınlanma aslında internet ile yaşadığımız eş zamanlılık... kadın arkek eşitliği, duygusal birliktelikler, cinsellik diğer incelenen konular...kitap ilk olarak 91 de basılmış...
...yalnızca kalıcılığı değil, yaratmayı, yalnızca varlığı değil, oluşu, yalnızca geometriyi deil, ahlakı da içeren bir karmaşıklık olmalı. Bizim aradığımız yanıt değil, soruyu nasıl soracağımız...
...eğer zamanın geçmesi insan bilincinin bir özelliğiyse, geçmiş ve gelecek insan aklının işlevleridir. ardışıklık öncesi bir filozoftan, Keremcho'dan bir alıntı...
....zamana karşı çalışmaktansa zamanla birlikte çalışmanın iyi yanı, diye düşündü, zamanın boşa harcanmamasıdır. Acı bile işe yarıyor.
....çünkü Urras'ta, biz Anneres'lilerin gereksinim duyacağı hiçbir şey yok, hiçbir şey! Yüz yetmiş yıl önce eli boş ayrıldık, haklıydık da. Hiçbir şey almadık.Çünkü burada devletlerden ve silahlarından, zenginlerden ve yalanlarından , yoksullardan ve sefaletlerinden başka bir şey yok. İçine kar, zarar korkusu ve güç isteği girmeden yapabileceğiniz bir şey yok. Hanginizin diğerine "üstün" olduğunu bilmeden ya da kanıtlamadan bir başkasına günaydın diyemezsiniz. Diğer insanlara karşı kardeş gibi davranamazsınız, onları kullanmanız ya da aldatmanız, onlara emretmeniz ya da itaat etmeniz gerek. Başka birine dokunamazsanız, yine de sizi yalnız bırakmazlar. Özgürlük yok. Bir kutu-Urras bir kutu, bir paket, bütün o sarmalanmış, güzel mavi göğüyle, çayırları, ormanlarıyla ve büyük kentleriyle kutu açıyorsunuz, peki içinde ne var? Toz içinde kapkara bir bodrum ve ölü bir adam. Elini başkalarına uzattığı için eli kopan bir adam. Sonunda Cehenneme vardım. Desar haklıydı; Urras başka birşey değil. Cehennem Urras.....
9 Ağustos 2013 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder